Arama yapmak için lütfen yukarıdaki kutulardan birine aramak istediğiniz terimi girin.

AİHM’in Bir Hükümlü Çocuğu Konu Edinen Bilal Çoşelav Davasına İlişkin Kararının Çözümlemesi (çoşelav Davası– Türkiye)

The Analysis of The Verdict of AIHMN for yhe Trial of a Child Convict “Bilal Çoşelav” (CASE OF ÇOŞELAV v. TURKEY)

İdil Su EKMEKÇİ

Bir hükümlü çocuk olan Bilal ÇOŞELAV birçok kez intihar girişiminde bulunmuş ve yetkili otoritelere de yine birçok kez yardım talebinde bulunmuştur. Mevzu bahis olan, psikolojik birtakım ruhsal rahatsızlıklar yaşayan, ruhsal ve fiziki bakımdan da acı çeken bir hükümlü çocuktur. Bu çocuğun içsel problemlerinin tek başına üstesinden gelmesinde başarısız oluşunun temelinde, yaşı ve özellikle de içerisinde bulunduğu somut koşullar yatmaktadır. Bilal ÇOŞELAV, Kars cezaevi çocuk bölümünde hapis cezasını çekmekte iken cezaevi avlusunda kendini asma girişiminde bulunmakla ilk intihar teşebbüsünü gerçekleştirmiştir. Bu olayı takiben aşırı dozda ilaç alarak bir başka intihar girişiminde daha bulunmuş ve sonrasında Erzurum cezaevinin çocuk bölümüne nakledilmiştir. Aynı koğuştan bir başka çocuk mahkûmun cezaevi müdürüne yapmış olduğu bir beyan üzerine Bilal ÇOŞELAV bu sefer aynı cezaevinin yetişkin koğuşuna nakledilmiştir. Birçok defa yetkililerle görüşmeye çok acil ihtiyacı olduğunu belirtmesine rağmen kendisine özel durumundan dolayı yeterli ve gerekli özen gösterilmemiştir. Uzun bir süre sonra cezaevi müdürünün yardımcısıyla görüşmesi sonucu bir başka koğuşa nakledilme talebini belirtmiş olsa da bu talebi reddedilmiş ve kendisi aynı gün bir başka intihar girişiminde daha bulunarak hücresinin duvarlarına başını defalarca vurarak yaralanmıştır. Kendisi önceki intihar girişimlerinde de olduğu üzere yalnız revire götürülerek pansumanı yapılmış ve tekrar hücresine geri götürülmüştür. Bunun üzerine de birkaç saat sonrasında kendisini hücresindeki demir parmaklıklara asmış ve soruşturma raporuna göre boğulma suretiyle ölmüştür.

Ailesi oğullarının ölümünü takip eden günden tam on üç gün sonra bilgilendirilmiştir. Başvurucu olan ailenin ileri sürdüğü hususlar; oğullarının yaşam hakkının ihlal edildiği, oğullarının kasten öldürülmüş olduğu, yetişkin koğuşuna nakledilmesinin hukuka aykırı olduğu, etkin bir soruşturmanın gerçekleştirilmediği, cezaevi otoritelerinin oğullarının ölümü ile ilgili olarak ihmalci davrandığı dolayısıyla yetersiz ve başarısız oldukları, özellikle bu ihmalin oğullarının Kürt orijinli olmasından kaynaklandığı yönündedir.

ÇOŞELAV, Yaşam Hakkı, Yetişkin, Çocuk, Tedbir, AİHM.

Bilal Çoşelav who is a child convict, attempted to commit suicide for many times and nevertheless he requested for help to the competent authorities. The thing, which is of concern, is the fact that he is a child who has psychological and mental disturbances and at the same time he is a child convict who suffers mentally and physically. The main reasons of his having failed to overcome his inner problems alone are his issue of age and especially the concrete situations that he really is in. Bilal Çoşelav attempted to commit his first suicide, while he was in Kars’ “Youth Detention Center”, in its main yard. Afterwards, he attempted to commit suicide by taking overdose pills thus he later transported to Erzurum youth detention center. Then, upon the statement to the warden of another child convict, who stayed at the same cell with Bilal, this time he was transported to adults cell of the same prison.

Despite the fact the he pointed out many times of his need to speak to someone in charge, he was not taken into consideration due to the fact that he has his own situations. Even if he demanded his transportation to the another cell from the assistant warden, his demand was rejected in the same day and this time, he attempted to commit suicide by hitting his head to the wall of his cell over and over again so, he got injured. As it happened many times before, his attempting to commit suicides, he was again only brought to the infirmary and drained his wounds then he was taken back to his cell. Then, a few hours later, he hanged himself from the grating above the door of his cell and according to the investigation report, he died of choking. His family members were informed thirteen days later, after his death. His family applied for the official cases by indicating that their son was exposed to the violation of right to live, they said their son had been murdered, they also stated it was illegal to transform him to the adults cell, they claimed that there was not operative and formal investigation, they pointed out that the authorities of the prison were utterly negligent so it was explicit that these authorities were insufficient and unsuccessful and lastly, they thought that this negligence took place just because of the fact that that their son had Kurdish Origin.

ÇOŞELAV, Violation of Right to Live, Adult, Child-Convict, Conduct, AIHM.

I. GİRİŞ

Demokratik bir ülkede yaşadığımız ve fakat bununla birlikte tezat bir biçimde bir genel başlık olarak “Yaşam Hakkı” konusunda birtakım çelişkiler yaşadığımız aşikârdır. Bu çelişkinin yarattığı sonuçların görülebilirliği açısından 9 Ekim 2012 tarihli bu karar büyük bir önem teşkil ediyor.

Yaşam hakkının ifade ettiği anlam tarihin en eski dönemlerinden bu yana hâlen ehemmiyetini korumakla birlikte henüz olması gereken konuma ne yazık ki ulaşamamıştır. Yaşam hakkı özellikle, hükümlü ve tutuklular ile gözaltında bulunan kişiler bakımından özel bir koruma gerektirir. Çünkü bunlar bir yandan devletin denetim ve gözetimi altındadırlar; diğer yandan da hassas konumdadırlar. Bu yaşam hakkının içerisinde çocuk haklarını da dâhil ettiğimizde bu konu çok daha esnek ve hassas bir hâl almaktadır. Bu makale bir hükümlü çocuğun yaşam hakkını ve olması gereken ve de ihmal edilen denetim mekanizmalarını konu almaktadır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki pozitif yükümlülük kapsamında devlet; caydırıcılık sağlayan hukuki ve idari bir yapı oluşturmalıdır. Bu yükümlülüğün yerine getirilmesi için, yaşam hakkını koruyucu düzenlemelerin varlığı yetmez; bu düzenlemeleri hayata geçiren, ihlalleri cezalandıran ve ileride işlenebilecek olası ihlalleri caydıran etkin bir adli sistemin de kurulması gerekir.